Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

RESMİ TARİHE SORUYORUZ-27: NİÇİN BU KADAR YALANCI SINIZ? -2

 Bismillahirrahmanirrahim. Allah'a hamd, Allah'ın Resulü'ne salat ve selam olsun arkadaşlar. Hayırlı geceler. Geçen hafta resmi tarihe sorumuzu sorduk. Dedik ki: "Niçin bu kadar yalancısınız?" Fakat bu sorunun altında yer alan somut örnekler, dolayısıyla küçük küçük sorular o kadar fazlaydı ki bitiremedik; bu haftaya sarktı. Notlarıma baktığım vakit arkadaşlar gördüğüm, resmi tarihe "Niçin bu kadar yalancısınız?" sorusunu bu ikinci bölümde de bitiremeyeceğiz Allah izin verirse. Önümüzdeki hafta cumartesi akşamı devam edeceğiz. O gece de bitirebilir miyiz? Emin değilim. Evet, şimdi bu kadar yoğun yalancılık, gerçek kişi, insan yalancı üzerinden şöyle ifade edebiliriz arkadaşlar: İnsanlar yalan söylerler mi? Evet. Tarihler de insanların eseri olduğuna göre yalan söyler. Ama yalan söyleyen insanlar dediğimizde mesela -bağışlamanızı rica edeyim- örneği teker teker sizin üzerinizden düşünelim. Ben kendi şahsım üzerinden düşüneyim ve şu basit soruyu soralım: D...

YAYINLANAMAYAN YAKIN TARİH HATIRATLARI

 Bismillahirrahmanirrahim. Allah'a hamd, Allah'ın Resulü'ne salat ve selam olsun arkadaşlar. Sizlere de hayırlı geceler. Konumuz resmi tarihin gizlediği hatıratlar. Ama esas çerçeve şu: Türkiye'de resmi ideolojinin emrinde olan resmi tarihin, o emrin gereği işlediği üç tane büyük cinayet vardır. Bir: Yalan. İki: Çarpıtma. Üç: Gizleme. Esasen yalan ve çarpıtma cinayetlerinin iş görebilmesi için gizleme bölümüne de mutlaka ihtiyaç vardır; çünkü aksi takdirde yalanlar rahatlıkla ortaya dökülür, çarpıtmalar rahatlıkla düzeltilir. Sadece Türkiye'de değil arkadaşlar, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir ülkenin resmi ideolojisi ve onun emrindeki resmi tarihi, Türkiye'deki ölçüsünde gizlemeye başvurmak zorunda kalmış ise bu tek başına -yani yalan ve çarpıtmadan bile bağımsız olarak- o tarih anlatısının ve dolayısıyla onun emrinde bulunduğu resmi ideolojinin iflas etmiş olması demektir. Ki bu açıdan Türkiye'ye baktığımız vakit arkadaşlar, yakın tarihle ilgil...

1930: AĞRI İSYANI

 Bismillahirrahmanirrahim. Allah'a hamd, Allah'ın Resulü'ne salat ve selam olsun arkadaşlar. Hayırlı geceler. Bu akşam 1930 Ağrı İsyanı diyoruz; meselenin genel görünüşü. CHP tek parti faşizmi boyunca arkadaşlar üç tane büyük isyan bahaneli Kürt kırımı yaşanmıştır. Bunlardan tarih sırasıyla birincisi, Şubat 1925 Şeyh Said isyanını bahane eden Kürt katliamıdır. İkincisi, bu geceki konumuzu oluşturan inşallah, beş sene sonra 1930'da Ağrı isyanını bahane eden Kürt katliamıdır. Üçüncüsü de ki en çok bilinen, 1937-1938 Dersim olaylarını bahane edinen Kürt katliamlarıdır. Eğer dikkat ettiyseniz iki vurgu yaptım arkadaşlar bu üç büyük olay üzerinden. Yani her üç olayda da bir silahlı isyan durumu dolayısıyla o topraklarda egemen olan devletin fiilen el koyması gereken çok ciddi bir asayiş sorunu söz konusu mu? Evet, böyle bir boyut var. Ama "bahane edinen" diye vurguluyorum. Bunlar o zamanki CHP faşist terör rejimi açısından birer bahane oldular. Kürtlerin ve Kürtlüğ...